| 1/2 su bardağı Buğday Nişastası | |
| 100 gr Tereyağı | |
| 1/2 su bardağı Süt | |
| 1/2 su bardağı Su | |
| 1/4 su bardağı Sıvı Yağ | |
| 1/2 paket Maya | |
| 1 Yumurta Akı | |
| 1/2 yemek kaşığı Toz Şeker | |
| 3 su bardağı Un | |
| 1 Yumurta Sarısı |
Mayalı kete hamurlarını poğaça ve çörek görünümünde hazırlayabilir, tereyağında hafif bir renk alana kadar kavurduğunuz un, ceviz ya da tahinli iç harçla da yapabilirsiniz.
|
1
ADIM Tamam
30 dk
|
Süt, su, sıvı yağ, yumurta akı, tuz, toz şeker ve instant mayayı derin bir karıştırma kabına alın. Unu azar azar ekleyin. Kulak memesi yumuşaklığından biraz daha sert bir kıvam alacak hamuru toparlanana kadar yoğurun. Üzerine hafif nemli bir bez örttüğünüz hamuru, oda ısısında 30 dakika kadar dinlendirin. |
|
2
ADIM Tamam
15 dk
|
Tereyağını kısık ateşte eritin. Kazein denilen beyaz süt köpüklerini kullanmamak üzere bir kenara ayırın. Dinlenip mayalanan hamuru altı eşit parçaya ayırın. Mutfak tezgahına buğday nişastası serpin. Hamur bezelerini oklava ya da merdane yardımıyla yufkadan kalın olacak şekilde açın. Üzerlerini tereyağıyla yağladığınız hamurları, rulo şeklinde sarıp kendi içinde döndürün. Her bir bezeye aynı işlemi uygulayın. |
|
3
ADIM Tamam
25 dk
|
Yağlı kağıt serili fırın tepsisine aralıklı olarak yerleştirdiğiniz hamurların üzerine çırpılmış yumurta sarısı sürün. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında, üzerleri kızarıp renk alana kadar pişirin. Fırından çıkan keteleri sıcak servis edebilirsiniz. |
| 500 Gram Kuzu Ciğeri | |
| 2 Adet Kuru Soğan | |
| Yarım Çay Bardağı Sıvı Yağ | |
| Yarım Limon Suyu | |
| 1 Demet Maydanoz | |
| 1 Çay Kaşığı Pul biber | |
| 1 Çay Kaşığı Karabiber | |
| 1 Çay Kaşığı Kimyon | |
| 2 Çorba Kaşığı Un | |
| 1 Çay Kaşığı Tuz | |
| 1 Çay Kaşığı Sumak |
Ciğer olarak kuzu ciğeri kullanmanız ve ciğerleri küçük küçük parçalara ayırmanız; ciğerlerin daha kolay ve iyi pişmesini sağlayacaktır.
Mezelerin olmazsa olması, geleneksel Türk mutfağının en önemli lezzetlerinden olan ciğer tava, insanlara sakatat yemeklerini sevdirmektedir.
|
1
ADIM Tamam
10 dk
|
Ciğerlerimizin üzerilerindeki zarları bıçak yardımıyla temizleyelim ve küçük küp şeklinde keselim. Ciğerlerimizi bir süzgeç içerisinde temizce yıkıyoruz ve yaklaşık 20 dakika dinlendiriyoruz. |
|
2
ADIM Tamam
10 dk
|
Bir kabın içerisine mısır unu, tuz, ciğerleri, karabiber, kimyon ve pul biberlerimizi harmanlıyoruz. Yağımızı bir tavanın içerine koyup ve iyice kızmasını bekliyoruz. Kızmış yağımıza unlanmış ciğerlerimizi ekliyoruz. Pişen ciğerlerimizin fazla yağını almak için peçete kağıdı koyduğumuz bir tabağımıza alıyoruz. Jülyen olarak dilimlenen sunmaklı soğan ile servis ediniz. |
Kebabınızı elektrikli mangal, fırın ya da odun ateşindeki mangala atarken kebabın altına bir sahan yerleştirip damlayan yağların bir fırça yardımıyla tekrar etleri sürmeniz müthiş bir lezzete erişmenizi sağlayacaktır. Kebabınızı sık sık sallamayı ve çevirmeyi unutmayınız. Kuzu şişten farkı da bundan kaynaklanmaktadır.
Osmanlının geleneksel yemeklerinden ve Bilecik yöresine ait olan Muhzır kebabı görünüm olarak kuzu şişi andırsa da parça etlerin büyüklüğü ve yapılış şekliyle, hazırlanış şekliyle bir hayli farklıdır. Kuzu eti ve iç yağ (kuyruk yağının) mükemmel uyumundan meydana gelen Muhzır Kebabı yedikten sonra ikinci porsiyonu sipariş vermek için sabırsızlanacaksınız…
|
1
ADIM Tamam
10 dk
|
Kuzu etimizi iri halde kuşbaşı olarak doğruyoruz. İç yağımızı da kuşbaşı olarak doğruyoruz. Soğanımızı rendeliyoruz. Kuşbaşı etlerimiz ile soğan, tuz, kara biber ve tarçın harmanlıyoruz. Harmanlandıktan sonra 3 saat kadar dinlendiriyoruz. |
|
2
ADIM Tamam
10 dk
|
Bir şişe iki kuşbaşı et ve bir kuyruk yağını saplıyoruz. Toplamda bir şiş de altı kuşbaşı et ve iki kuyruk yağı saplıyoruz. |
|
3
ADIM Tamam
15 dk
|
İster fırın ister elektrikli mangal isterseniz normal odun kömürü mangalında şişlerimizi pişiyoruz. Şişlerimizin altına bir sahan yerleştiriyoruz ve dökülen yağları fırça yardımıyla etlerimize tekrardan sürüyoruz. Etlerimiz piştikten sonra sıcak olarak servis edebiliriz. Afiyet olsun. |
Kaleminiza saglik sefim ancak tarif dogru degil. Bahsi gecen yemek ilk olarak "Ali Esref Dede'nin Yemek Risalesi"nde karsimiza cikiyor ve oradaki tarifte "etlerin sise gecirilmesi ve ic yaginin da etin uzerine duzgunce sarilmasi" tarif ediliyor. Yani sislere etlerle birlikte ic yagi gecirilmiyor, ic yagi kebabin uzerine sariliyor. Bahsi gecen ic yagi da sizin bildiginiz ic yagi degil, gomlek diye tabir edilen kisim.
Kullanıcı sözleşmesi güncellenecek.
Misafir modunda maalesef ki bu işlemi yapamamaktasınız. Dadamutfak.com'u daha etkili kullanmak için üye girişi yapmanızı tavsiye ederiz.