| 4 adet Patlıcan | |
| 1 adet Kuru Soğan | |
| 2 adet Domates | |
| 500 Gram Az Yağlı Kıyma | |
| 1 adet Yumurta | |
| 1 diş Sarımsak | |
| 1/2 çay kaşığı Karabiber | |
| 1 tatlı kaşığı Kekik | |
| 1 çay kaşığı Tuz |
Patlıcanlarınızın çok büyük olmamasına önem gösterin. Kıyma olarak az yağlı olması en makul olanıdır.
Görüntüsü ile krallara laik bir Patlıcan yemeğimiz olan Köfte Mantolu Patlıcanlarımız, enfes bir Adıyaman köftesidir. Son yıllarda etsiz çiğköftesiyle, çiğköfteyi fasfood zincirine dönüştüren Adıyaman mutfağının baş tacı ise patlıcan mantolu köftesidir. Hem görüntüsü hem de lezzeti ile misafirlerinize büyük bir sürpriz yapabiliriz.
|
1
ADIM Tamam
15 dk
|
Patlıcanlarımızı közlüyoruz. Eğer közleme aparatınız, fırınınız ve tost makineniz yoksa ocak üzerinde közleyebilirsiniz. Közlediğimiz patlıcanlarımızı dikkatlice soyuyoruz ve patlıcanların başlarını kesinlikle koparmıyoruz. |
|
2
ADIM Tamam
10 dk
|
Kıymamızı derince bir kaba alıyoruz , yumurta, tuz, kekik, karabiber, ince ince kıydığımız soğanlarımız- sarımsaklarımızı ekliyoruz ve iyice harmanlıyoruz. |
|
3
ADIM Tamam
20 dk
|
Bir streç film üzerine kıyma harcımızındın biraz koyup elimizle açıyoruz. Üzerine kabuğunu soyduğumuz patlıcanımızı koyuyoruz. Streç filmi dikkatli bir biçimde patlıcanımızın üzerine doğru katlıyoruz. Diğer bir ifade ile tıpkı dolma gibi sarıyoruz. Daha sonra streci açtığımzda üzeri tamamen kaplı patlıcanımızı göreceğiz. Elimizle patlıcanın alt ve baş kısımlarını düzeltiyoruz. Bu işlemi tüm patlıcanlarımıza uyguluyoruz. |
|
4
ADIM Tamam
30 dk
|
Fırın tepsimizi az miktarda yağlayarak patlıcanlarımızı diziyoruz ve önceden ısıttığımız 170 derecelik fırınımızda 30 dakika pişiyoruz. |
|
5
ADIM Tamam
5 dk
|
Sosu için; kabuklarını soyduğumuz iki domatesimizi küp küp doğruyoruz. Bir küçük tavanın içerisine biraz yağ , soğan ve sarımsaklarımızı kavuruyoruz. Soğanlarımız renk değiştirince domateslerimizi ekliyoruz. Çok ama çok az miktarda su ekliyoruz. Ve domateslerimiz suyunu tamamen verdikten sonra tuzunu ekleyim ocağımızı kapatıyoruz. |
| 500 gr yağlı Dana Kıyma | |
| 1/3 Bayat Ekmek Kırıntısı | |
| 1/2 çay bardağı Zeytinyağı | |
| 1 diş Sarımsak Rendesi | |
| 1 büyük Soğan | |
| 1 Yumurta | |
| Çeşitli Baharatlar |
Köfte tariflerinin en klasik ve en sevilenlerinden olanı Kuru Köfte.
|
1
ADIM Tamam
15 dk
|
Soğanları soyalım ve ince ince küpler halinde doğrayalım. Islatılmış bayat ekmekleri doğradığımız soğanların içine alalım. Rendelenmiş sarımsağı, kıymayı, zeytinyağını ve yumurtasını ilave edip iyice yoğuralım. Ardından baharatları ve tuzu da ekleyip yoğuralım. |
|
2
ADIM Tamam
20 dk
|
Yoğurduğunuz köftelerden ceviz büyüklüğünde parçalar alın ve şekil verin. Geniş bir kaba dizip biraz dinlendirin. Sonra tavada yağı kızdırın ve köftelerinizi arkalı önlü kızartın. Ardından servis tabaklarına alabilirsiniz. Afiyet olsun. |
Kebabınızı elektrikli mangal, fırın ya da odun ateşindeki mangala atarken kebabın altına bir sahan yerleştirip damlayan yağların bir fırça yardımıyla tekrar etleri sürmeniz müthiş bir lezzete erişmenizi sağlayacaktır. Kebabınızı sık sık sallamayı ve çevirmeyi unutmayınız. Kuzu şişten farkı da bundan kaynaklanmaktadır.
Osmanlının geleneksel yemeklerinden ve Bilecik yöresine ait olan Muhzır kebabı görünüm olarak kuzu şişi andırsa da parça etlerin büyüklüğü ve yapılış şekliyle, hazırlanış şekliyle bir hayli farklıdır. Kuzu eti ve iç yağ (kuyruk yağının) mükemmel uyumundan meydana gelen Muhzır Kebabı yedikten sonra ikinci porsiyonu sipariş vermek için sabırsızlanacaksınız…
|
1
ADIM Tamam
10 dk
|
Kuzu etimizi iri halde kuşbaşı olarak doğruyoruz. İç yağımızı da kuşbaşı olarak doğruyoruz. Soğanımızı rendeliyoruz. Kuşbaşı etlerimiz ile soğan, tuz, kara biber ve tarçın harmanlıyoruz. Harmanlandıktan sonra 3 saat kadar dinlendiriyoruz. |
|
2
ADIM Tamam
10 dk
|
Bir şişe iki kuşbaşı et ve bir kuyruk yağını saplıyoruz. Toplamda bir şiş de altı kuşbaşı et ve iki kuyruk yağı saplıyoruz. |
|
3
ADIM Tamam
15 dk
|
İster fırın ister elektrikli mangal isterseniz normal odun kömürü mangalında şişlerimizi pişiyoruz. Şişlerimizin altına bir sahan yerleştiriyoruz ve dökülen yağları fırça yardımıyla etlerimize tekrardan sürüyoruz. Etlerimiz piştikten sonra sıcak olarak servis edebiliriz. Afiyet olsun. |
Kaleminiza saglik sefim ancak tarif dogru degil. Bahsi gecen yemek ilk olarak "Ali Esref Dede'nin Yemek Risalesi"nde karsimiza cikiyor ve oradaki tarifte "etlerin sise gecirilmesi ve ic yaginin da etin uzerine duzgunce sarilmasi" tarif ediliyor. Yani sislere etlerle birlikte ic yagi gecirilmiyor, ic yagi kebabin uzerine sariliyor. Bahsi gecen ic yagi da sizin bildiginiz ic yagi degil, gomlek diye tabir edilen kisim.
Kullanıcı sözleşmesi güncellenecek.
Misafir modunda maalesef ki bu işlemi yapamamaktasınız. Dadamutfak.com'u daha etkili kullanmak için üye girişi yapmanızı tavsiye ederiz.